ÜNİVERSİTE PATENTLERİNDE YENİ BİR DÖNEM

Hepimizin bildiği gibi 10 Ocak 2017 yılında Yeni Sınai Mülkiyet Kanununun yürürlüğe girmesiyle üniversiteleri de yakından ilgilendiren konular gündeme geldi. Eski mevzuata göre akademisyen buluşlarının tamamı serbest buluş olarak gerek süreç yönetimi gerekse finansal açıdan tamamen buluş sahiplerinin tasarrufuna bırakılmaktaydı. Hal böyle olunca, uzun ve maliyetli de bir süreç olan patent sistemine üniversitelerimizde gereken önem ve zaman verilmemekteydi. Bu durumda ülke olarak üniversitelerimizdeki patent sayılarına baktığımızda oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Üzülerek söylemek gerekir ki dünyadaki sıralamalarda Türkiye’den üniversite bulunmuyor. Oysa ki, bugün dünyada ülkelerin gelişmişliğinin en önemli göstergelerinden birisi patent başvurusudur.

 

Her yıl dünyadaki patent başvurularını açıklayan Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) 2016 yılı uluslararası patent raporunu yayınladı. Bu rapora göre 2016 yılında bir önceki yıla oranla %8,3’lük bir artışla tüm dünyada  toplam 3,127,900 adet patent başvurusu yapıldı. En çok patent başvurusunu 1,338,503 ile Çin yaptı. 605,571 patent başvurusu ile Amerika 2. Sırada, 318,381 patent başvurusu ile Japonya 3. Sırada yerini aldı.

 

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün 2016 patent raporunda, üniversitelerden yapılan başvurular da yer aldı. En fazla patent  başvurusu yapan 434 adet ile ABD’den Kaliforniya Üniversitesi olurken, Massachusetts 236 adet ile ikinci ve Harvard 162 ile üçüncü oldu. Türkiye’den herhangi bir üniversite bu listede yer alamadı.

 

Bu yıl yayınlanan yeni sınai mülkiyet kanununda yer alan patent sistemine göre, yönümüzü dünyaya çevirmiş olduk. Üniversitelerimizde ortaya çıkan buluşlar için patent sahibi tıpkı dünyada olduğu gibi üniversitelerimiz olabilecektir. Bundan böyle üniversitelerimizde bilimsel araştırmalar ve çalışmalar sonucu bir buluş ortaya çıkmış ise bu buluş için yapılacak patent başvurusunda üniversite başvuru sahibi (Hak sahibi/Patent sahibi) olabilecektir. Buluş sahipleri bu buluşu üniversiteye bildirmek durumundadır. Üniversitelerin de bu buluşu değerlendirip hak sahipliği talep etmesi söz konusudur. Üniversitenin bünyesinde gerçekleştirilen buluş hakkında hak sahipliği talep etmesi halinde buluş için patent başvurusunu yapmakla yükümlüdür. Üniversite artık o buluş için tüm patent haklarına sahiptir. Bu da demektir ki; patentten doğan haklar kapsamında üniversite bu buluş konusunu kullanabilir, üretebilir, satabilir. Böylelikle, üniversitelerdeki patentlerin ticarileşmesi (Lisanslama, satış) konusunda da üniversitelerin önünde yeni bir yol açılmıştır.

 

 

 

Esra YARDIMOĞLU

Patent Ofisi Koordinatörü

Patent Vekili

HT-TTM

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir